CHP Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel üzerinden yürütüldüğünü öne sürdüğü “mutlak butlan” sürecine sert tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan Arslan, yaşanan gelişmeleri “hukuk kisvesi altında siyaseti dizayn etme girişimi” olarak değerlendirdi.
Açıklamasında tarihi göndermelerde bulunan Arslan, 11 Mayıs 1920’de Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları hakkında verilen idam kararının, 24 Mayıs 1920’de Mehmed VI tarafından onaylandığını hatırlatarak, o dönemde millet iradesine karşı kurulan planların başarısız olduğunu ifade etti.
Arslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Tarih boyunca millet iradesine karşı kurulan her kumpas, bu topraklarda halkın vicdanına çarpmış ve mutlaka kaybetmiştir. İşgal altındaki bir sarayın iradesiyle Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları hakkında verilen idam kararı, milli mücadeleyi bastırmak ve halkın bağımsızlık iradesini yok etmek amacı taşıyordu. Ancak millet, sarayın değil kendi iradesinin yanında durmuş ve Cumhuriyet’i kurmuştur.”
Bugün de benzer bir anlayışın devrede olduğunu savunan Arslan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkın iradesiyle şekillenmiş bir siyasi yapı olduğunu belirterek, son günlerde kamuoyuna yansıyan mahkeme kararları ve parti yönetimine yönelik müdahale tartışmalarının demokrasi açısından ciddi bir kırılma yarattığını söyledi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının ardından CHP Genel Merkezi önünde yaşanan gerilimlere dikkat çeken Arslan, sürecin yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi bir operasyon olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Açıklamasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da değinen Arslan, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu dizaynın bir parçası haline getirilmek istenmesi, partimizin tabanında büyük bir vicdani rahatsızlık yaratmıştır” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin “saraylardan değil, Kuvayı Milliye ruhundan doğduğunu” vurgulayan Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi teslim alınacak bir siyasi yapı değil; halkın umudu, Cumhuriyet’in teminatıdır. Delegelerimizin iradesini, üyelerimizin oylarını ve halkımızın demokrasiye olan inancını yok sayan hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz. Nasıl ki 1920’de sarayın idam fermanları milli mücadeleyi durduramadıysa, bugün alınan siyasi kararlar da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durduramayacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni masa başı kararlarla teslim almaya çalışanlara karşı; örgütümüzle, üyelerimizle ve halkımızla birlikte sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”





