Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Vakıflar İş Hanı'nın altından çıkan tarihi sığınak, Zonguldak'ın savaş yıllarındaki bilinmeyen savunma geçmişini yeniden gündeme taşıdı. Yaklaşık 500 metre uzunluğundaki dev yapının, yıllarca binaların arasında gizli kaldığı ortaya çıktı.
Zonguldak'ta depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkımı gerçekleştirilen Vakıflar İş Hanı'nın altında, 2. Dünya Savaşı döneminde inşa edilen Zonguldak'ın en büyük sığınaklarından birinin girişlerinden biri ortaya çıktı.
1943-1944 yıllarında, olası hava saldırılarına karşı dönemin Sivil Savunma teşkilatı tarafından yaptırılan sığınak, yıllar içerisinde üzerine inşa edilen yapılar nedeniyle tamamen gözlerden kaybolmuştu. Vakıflar İş Hanı'nın yıkılmasıyla birlikte, Ulu Cami'ye yakın noktadaki giriş yeniden gün yüzüne çıktı.
500 Metrelik Dev Yapı
Edinilen bilgilere göre sığınak yaklaşık 5 metre genişliğinde ve 500 metre uzunluğunda bulunuyor. Devlet arşivlerinde "Zonguldak'ın en büyük sığınağı" olarak yer aldığı belirtilen yapının, yalnızca tek bir girişten ibaret olmadığı ifade ediliyor.
Yerel tarih araştırmacısı ve maden mühendisi Ekrem Murat Zaman, ortaya çıkan girişin çarşı içerisinde bulunan diğer sığınak bacasıyla bağlantılı olduğunu söyledi.
"İki Giriş Arasında 50 Metrelik Bağlantı Var"
Ekrem Murat Zaman, yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vakıflar İş Hanı yıkılınca Ulu Cami'ye yakın taraftaki sığınak girişlerinden biri yeniden ortaya çıktı. Bu bacaağzı ile çarşıdaki diğer bacaağzı arasında yaklaşık 50 metrelik bir bağlantı bulunuyor. Yaklaşık 18 metrekare kesite sahip girişler birbirine bağlı. Yaşlılardan içeride çeşitli odaların bulunduğunu da duymuştum."
1987'de İncelenmişti
Zaman, sığınağın uzun yıllar önce de incelendiğini belirterek şunları söyledi:
"1987 yılında Sivil Savunma uzmanlarıyla birlikte sığınakları gezmiştim. İçeriye girilmeden önce gaz ölçümleri yapılabilmesi için Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndan destek istenmişti."
Yıllarca Binaların Arasında Gizli Kaldı
Kentte uzun yıllardır anlatılan bilgilere göre, çarşıdaki diğer girişin bulunduğu noktada bir dönem Mehmet Atalı'nın babasına ait kahvehane bulunuyordu. Bölge sakinleri, çocukluk yıllarından bu yana sığınağın varlığını bildiklerini ancak zamanla yapılan binaların girişleri kapatarak yapıyı görünmez hale getirdiğini ifade ediyor.
Korunacak mı?
Yaklaşık 80 yıl önce savaş tehdidine karşı inşa edilen tarihi sığınağın girişinin yeniden ortaya çıkması, yapının geleceğine ilişkin soruları da beraberinde getirdi. Kent hafızasının önemli parçalarından biri olarak değerlendirilen sığınağın korunup korunmayacağı ve kültürel miras olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği merak konusu oldu.









