Bugun...

MADENCİ KOROSU-2

 Tarih: 12-12-2019 21:27:00
Turgut Güven

                     Kaldığımız yerden devam edelim!

                     Madenci Korosu-1 yazımı şu cümlelerle bitirmiştim. ” Zonguldak yerel medyası Madenci korosuna sahip çıkmıyor, bir tek konseri bile haber yapılmıyor” demiştim.

                     Madenci korosunun kuruluşu, çalışmaları, konser öncesi engellenişi bilindiği halde yerel basında hiç yer almaması bana ilginç geliyor. Hatta koronun Kent Konseyinden ayrılması bile haber olamadı. Acaba belden aşağı işleri bile bilen, yazan güzide basınımızın elini kolunu bağlayan hangi güçtü, bilemiyorum.

                    Peki, maden işçilerinden kurulmuş, Türkiye de ve dünyada ilk madenci korosuna hangi kuruluşun sahip çıkması doğru olurdu? Bu sorunun cevabını şehrin her düşünen insani TTK Genel Müdürlüğü (TTK) ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) cevabını verir.

                    O halde soralım, Madenci korosunun ilk konserinde kısmen destek olan TTK desteğini neden çekmişti. Kimin etkisinde kalmıştı sorguladığım budur.  Genel Müdür Kazım Eroğlu bu sorunun cevabını vermesi gereken tek kişidir.

                    Koronun ilk konserinin sonunda şef Mustafa Kömürcü konuşmasının başında işaret ettiği önemli bir konu var. Diyor ki “bu işe başlarken 30 kişiydik, bazı sebeplerden sonra 16 kişiye düştük”.

                    Nedeni şudur! Koroda bulunan maden işçilerinin çalışma saatlerinin düzenlenmemesi ve konser günlerinde izin konularında sorun çıkarılıyor olmasıydı. Koroda ki işçilerin bir kısmı bu engeller nedeniyle çalışmalara katılamamış ve ayrılmak zorunda kalmışlardı.

                   TTK ve GMİS Kent Konseyi Başkanı ile düşülen itilaf sonrasında koroya kesinlikle destek olmadıkları gibi, tam tersi engel oluyorlardı. Çarpıcı bulduğum için tekrar yazayım; Madenci Korosu ilk konsere beyaz, göğsünde TTK amblemi ile çıkmıştı. İtilaf sonrası aynı kıyafetlerle konser vermelerine müsaade edilmiyor ve koro BEÜ Sezai Karakoç Kültür Merkezi salonunda verdiği ikinci konserine lacivert iş elbisesi ile çıkıyordu. Bu konseri hınca hınç dolu, ara bölümlerde bile izleyicilerin oturduğu bu salonda konseri bende izledim.

                    Bu emir veya itiraz kimden gelmiş olabilir? TTK adına sadece Genel Müdür Kazım Eroğlu konuşabileceğine göre bu konuda kendisine bu öneriyi getiren kim veya kimlerdir? Bu sorular cevabını bulmalıdır diye düşünüyorum.  

                   Madenci Korosunun kurucusu tartışmasız Mustafa Kömürcü ’dür.  Kendisinin tam bir Müzik adamı olduğunu biliyorum. Bu güzel uğraşın içinden gelen bir öğretim üyesi. İşine çok önem veren, çalışmalarında ve sahnede bunu çok belli eden biri olduğunu kendisini tanıyan kişilerden öğrendim. Örneğin ilgi çekmek için palyaçoluk ve şov yapmıyor. Bilgisi, duruşu, eğilip bükülmemesi ile tam bir koro şefi.

                   Koroda bulunan ekibin birçoğunda emeği var ve korodaki maden işçileri sanırım Kömürcü’ nün emeğini inkâr etmeyecektir.  Koronun ilk üç konserinde Kömürcü ‘ye ve koroya yaşatılan sıkıntılara yakından şahit olmuşlardır.

                  Bir ayrıntıya daha değinmek zorundayım. Koroda doğal olarak bağlama, gitar, davul vs gibi enstrüman çalan müzisyenler var. Bu müzisyenler maden işçisi değil ve her konserde emeklerinin karşılığı olan, hak ettikleri ücreti alıyorlar.

                 Bir dönem Halkevi yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı yaptığım için iyi bilirim, müzisyenlerin ücreti konser bittiğinde peşin ödenir. Bu ücret bazı konserlerde şef Mustafa Kömürcü tarafından ödendiğini de biliyorum. 

                Sonuç olarak engellemeler ve sahipsizlik Kömürcü ‘nün Madenci Korosunu bırakmasına sebep oluyor. Sanırım istiyor ki, olup biteni basın dile getirsin, halk basından öğrensin yapılan haksızlık karşısında koroya sahip çıksın.

                Öncelikle şunu yazayım! Koroda bulunan özellikle maden işçileri kendilerini bulan Kömürcü ‘ye vefasızlık yapmışlar mıdır? Bu sorunun cevabını önce kendilerine sonra okurlara bırakıyorum.

                Kömürcünün korodan ayrılmak zorunda kalması Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin’i amacına ulaştırıyor. Derhal ve büyük bir iştahla harekete geçiriyor. Korodaki maden işçilerinin koro çalışmalarındaki sorunlar hallediliyor. Koroya yeni bir şef aranıyor ve Suat Ünal’a teklif getiriliyor. Ünal bu görevi, koroya büyük emek veren Kömürcü ’ye haksızlık yapmamak adına kabul etmiyor.  Sonuçta Adliye çalışanı Celal Abbas koro şefi yapılıyor. Ve ilk konser geçtiğimiz hafta sonu Ankara Nazım Hikmet Ran Kültür Merkezinde veriliyor.

               Salı günü konuyu ele almıştım. Konu ile ilgili gelen yorumlardan ve yaptığım görüşmelerden anladığım şu, yazdıklarım ya dikkatli okunmamış, ya da yorum yazanlar geçmişte yaşananları bilmiyor, olup bitenden bihaber.

               Mustafa Kömürcü yönetiminde üç konser veren Madenci Korosunun bir tek konserine gelmeyen AKP’li politikacılar ne oldu da şimdi Ankara’ya koşup konser salonunu doldurdular? Madenci Korosu o günlerde Zonguldak şehrini ve madencisini temsil etmiyor muydu? 

               Kömürcü’ nün bırakıp Madenci Korosunun Kent Konseyinin eline geçmesinden sonra AKP’li politikacıların, TTK’nin ve GMİS yönetiminin derhal kollarını sıvaması, sahip çıkması Zonguldak adına değil, kendileri ve siyaset adınadır. 

              Bunu CHP’li politikacılar yapmış olsa bile tek yanlı sahiplenmeye karşı çıkarım. Çünkü Madenci Korosuna hiçbir katkısı olamayan kişilerin üşüşmesi, buradan bir çıkar ummaları, bu koroyu Zonguldak halkının büyük bir kesiminin sahiplenmesini engeller. Spor, Müzik, Tiyatro gibi kültürel etkinlikler şehir adına yapılıyor ve sahiplenilmesi talep ediliyorsa siyasetçilerin sahip çıkması istenen kitlenin önünde değil, tam yanında olması gerekir.

            Koroyu oluşturan maden işçileri siyasetçiler tarafından kullanıldıklarının ya farkında değillerdir, ya da küçük menfaatler uğruna sessiz kalıyor olmalılar. Ancak Kömürcü döneminde yapılan engellemeleri ve çıkarılan zorlukların nedenlerini araştırmalarını öneririm.

           Konser salonunda seyirci sayısından fazla AKP’li siyasetçilerin olmasını, basında yazılan “çok sayıda Zonguldak’lı” haberini eleştirdim. Katılımı düzeltmeye çalışanlar oldu. Çünkü Madenci Korosunun Kömürcü yönetiminde yaptığı tüm etkinliklere tüm engellemelere rağmen yoğun katılım sağlanmıştı. BEÜ Sezai Karakoç Kültür Merkezi salonunda yapılan iki konserde de protokol dışında salonun koltuk araları bile doluydu ve salona Ankara’da katılanlar kadar giremeyenler olmuştu.

           Yine önemli bir bilgi vereyim.. Ankara’da 18.000 Zonguldaklı yaşıyor.

           Zonguldak’ta üç muhteşem konser veren Madenci Korosunu haber yapmayan yerel basına da Ankara konseri sonrası yaptığı haberler ve köşe yazıları nedeniyle günaydın demek gerek..

           Kent Konseyi seçimle geldiği şehirlerde ne işi yapar? Şehir adına yapılan bu tip etkinliklere köstek mi, destek mi olur.

           Birçok şehirde Kent Konseylerinin etkinliklerini, yaptığı önerileri ve çalışmalarından bilgi sahibiyim. Zonguldak’ın siyasilerden şansı olmadığı gibi Kent Konseyinden de şansı yok. Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin’in görevde bulunduğu uzun süre içinde önerdiği bir tek proje yok. Tek projesi Madenci Korosunu çalışmalarını engelleyip ele geçirmek ve siyasallaştırmaktı, başardı kendisini kutlarım. Bir başka önemli projesi ise Kent Konseyi Başkanı olması nedeniyle TTK’da edindiği daire başkanlığı makamıdır.  

           İyi bildiği ve becerebildiği işlerden biri ise kent konseyi seçimlerinde kendisine karşı olanların oy hakkını iptal etme başarısıdır.

           Kent Konseyi Başkanı hakkında yazdıklarını okuyunca bir konuda haksızlık yaptığımı fark ettim. Hakkını yemekte istemem doğrusu hemen düzelteyim. Başkan Sezgin geçtiğimiz günlerde Zonguldak Belediyesine çok önemli devrim gibi bir projesini sundu.

           Projesi ile ilgili açıklamasında  “Gazipaşa Caddesi’nde yayaların kendi güvenliği açısından hem de araç trafiğinin akışını olumsuz etkilemesi için hem yaya ve araç trafiğine olumlu katkı sağlayacak hem de caddeye görsel anlamda da bir güzellik sağlayacak olan caddenin iki yanının korkuluklar ile kapatılmasını önerdi.

           Birde kendisini seçimlerde destekleyerek tekrar Kent Konseyi Başkanı olmasını sağlayan Eski Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve ekibine sitem göndererek şunları söyledi.

          “Daha önce yaptığımız aynı öneri Trafik komisyonu raporu doğrultusunda Gazipaşa Caddesi’nin korkuluklarla çevrilmesinin cadde bütünlüğünü ve estetiğini bozacağı gerekçeleri ile Belediye meclisimizin 07.02.2018 tarih ve 24 sayılı kararı ile reddedilmişti.”

            Sezgin’in tekrar sunduğu öneri Zonguldak Belediyesi meclisinin 2 Aralık toplantısında 6. Madde olarak ele alındı ve AKP’li Belediye Meclis üyelerinin hayır oyu ile OY BİRLİĞİYLE REDDEDİLDİ.

             Bu konuda bir hatırlatma yapayım. 90’lı yıllarda Gazipaşa Caddesine korkuluklar konulmuş, sıkışıklığa sebep olduğu için kaldırılmıştı. Kent Konseyi Başkanı bu şehre yeni geldiği için bilmez hatırlatayım istedim!

            Madenci Korosunun kuruluşu, çalışmalarının engellenmesi sonunda el değiştirmesinde yaşananları yazmaya çalıştım. Dilerim Madenci korosu siyasallaşmadan, hiçbir kişisel çıkar düşünülmeden, Zonguldak şehrini ve Maden işçisini tüm ülkeye ve dünyaya tanıtmada, Şef Kömürcü’ nün ilk konserde anlattığı amaca hizmet için emek harcar, bu uğurda ter dökerler.

            Koronun kurulduğu günlerdeki yapılan konser programlarında Zonguldak dışında Soma konseri vardı. Çünkü Soma’da yaşanan faciada 301 maden işçisinin şehit olmuştu. Madenci Korosu konser programını bozmaz ve burada verecekleri konserle şehit meslektaşlarından kalan yetimlerin yaralarını sarmayı unutmazlar.   

             Madenci Korosunun kurulmasında öncülük eden Sayın Mustafa Kömürcü ‘yü hiç tanımıyorum. Zonguldak insanı olarak asla nankörlük yapmak da istemem.  Bu şehirde hoş bir seda bıraktığı için elini sıkıp kutlamak isterdim.  

            TURGUT GÜVEN

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI